Cinsel Özgürlükler

Türkiye’de cinsel özgürlük denildiğinde anlaşılan; aslında kadının cinsel özgürlüğüdür. Çünkü erkek, ergenliğe ulaştığı andan itibaren cinsel hayatta özgürdür, hatta aktif bir cinsel hayatının olması için teşvik edilir. Ancak kadınlar, bekâret zarı nedeniyle evlenene kadar aktif bir cinsel hayat yaşayamazlardı. Hem kadın, hem de erkek için ne mutlu ki, artık bu kural günümüzde modernleşme kuramı ile birlikte değişti. Artık kadınlar da cinsel hayatta çok aktifler ve özellikle büyük şehirlerde cinsel özgürlüklerini yaşayabiliyorlar.

Aslında bekâret zarı tıpta, bebek henüz anne karnındayken hamileliğin 3. ayında cinsiyetin oluşması ile birlikte kız bebeklerin vücudunda kalan bir et parçası olarak tanımlanıyor. Erkek bebekte penis ve testisler oluşurken bir sorun çıkmıyor, ancak eğer bebek kız ise, vajinadaki iç dudak ve dış dudaklar ayrılırken bekâret zarı olarak tanımlanan et parçası bu dokulara yapışarak kalıyor. Bu sebeple de her kadında zar değişik bir görüntüde oluyor. Hatta bazen delikli bile olabiliyor ki bu durumda ilk gece kan gelmiyor. Günümüzde ise bekâret zarı, kadının hiç cinsel ilişkiye girmemiş olmasının sembolü olarak görülüyor. Oysa aslında bu da çok yanlış bir olgu, çünkü herkesin bildiği üzere cinsel hayat çok farklı şekillerde de yaşanabiliyor. Dolayısıyla kadınları bu cendereye sıkıştırmak, biraz haksızlık oluyor.

İnsan hayatının belki de en güzel anlarını oluşturan güzel bir cinsel ilişki ancak özgürlük varsa yaşanabilir. Tarafların birbirinden utanmadığı ve sağlıklı cinsel ilişki yaşayabildikleri zaman ancak mutluluk yaşanabilir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*